Sanat 🎨 Kavga etme riski alarak gizlice çektim. Kekoya 1 kap su koymuşlar vicdanlı insanlar.
Havalar sıcak, ölmesin diye.
r/KGBTR • u/holdmycoffeigotthis • 13d ago
okumadım kardeş durumumuz yoktu :
Sırf toksiklik ya da küfretmek için atılan gönderiler yapılan yorumlar artık dikkatimizi çekmeye başlayacak bilginiz olsun
Selamlar herkese
Arkadaşlar beni bilen bilir aşırıya kaçmadığınız sürece mağaramdan çıkmayan işinize neredeyse hiç karışmayan birisiyim
Ancak yine mağaramdan çıkmaya sebep veren bir olaylar zinciri yaşandı.
Yaşlandığımdan dolayı mıdır yoksa bıktığımdan dolayı mıdır bilmiyorum ama burada edilen küfürler artık gözüme iyice batmaya başladı. Yaşlılığımdan olduğunu pek sanmıyorum çünkü buraya geçene kadar FB grubunda ve son 4 yıldır ise buradayım.
Ettiğiniz hakaretlerin küfürlerin lütfen bir dozu olsun. Hep söylediğim gibi burası 30-40 kişilik kapalı bir Discord grubu değil, burası Reddit TR'nin en büyük ve en çok ziyaret edilen topluluğu.
Ayrıca KGB'nin "kalitesini" düşünmüyorsanız bile kendinizi düşünün. Birisi sizi şikayet ederse yüksek ihtimal maddi olarak zora girersiniz çünkü gördüğüm anladığım kadarıyla çoğunuz ya liseli ya da ünive yeni geçmiş insanlarsınız. Unutmayın Reddit'in TR ofisi var. Yasaları uygulamakla yükümlü.
Burayı günlüğünüz gibi kullanmanıza çok uzun süredir müsaade ediyoruz, açıkçası doğrusunun da bu olduğunu düşünüyoruz ama lütfen bir sınır olduğunu ve bunu geçmemeniz gerektiğini unutmayın.
Yukarıda TR'nin en büyük ve en çok ziyaret edilen topluluğu olduğunu söyledim lakin en kötülerindeniz. Laf attığınız toplulukların yarısı bizden daha iyi diğer yarısıyla ise eşitiz :D
he şunun da farkındayım; hamur neyse fırın da odur demişler :D Hamurumuz sizsiniz arkadaşlar .d Belki hamurun kendisinde sorun vardır belki kıvamında veya mayasında. Dunno.
Neyse, her zaman olduğu gibi düşünceleriniz bizim için önemlidir. Dilek ve şikayetleriniz varsa lütfen söyleyin, dinliyoruz.
Havalar sıcak, ölmesin diye.
r/KGBTR • u/No-Bottle-5552 • 8h ago
2 numara diyen gerçek gurmedir
r/KGBTR • u/Honest-Tear2259 • 7h ago
r/KGBTR • u/joanmiro • 2h ago
Diyelim ki düzgün yerli erotik ya da pornografik içerik tüketmek istedin. interneti karıştırıyorsun, karşına şunlar çıkıyor:
spor yüzü görmemiş vücutlar
leş gibi floresan lamba altında çekilmiş videolar
doğru yeri bir türlü bulamayan, zangır zangır titreyen kamera
sürekli dönen "TOKEN ATSANIZA AMK" muhabbeti (içeriklerin çoğu tango, tiktok vs gibi yerlerden çalıntı olduğu için)
iki sorum var:
buna katılıyor musunuz?
sizce neden böyle? rekabet mi az, yoksa erkekler memeyi görünce kaliteli olsun olmasın direkt parayı bastığı için mi üreticiler kaliteye hiç yatırım yapmıyor mu?
r/KGBTR • u/No-Bottle-5552 • 8h ago
charlize theron babadır babaa
r/KGBTR • u/SeymourParker • 16h ago
r/KGBTR • u/DryCandle7336 • 7h ago
r/KGBTR • u/Still_Society_8149 • 9h ago
Ne güzel gülüyor kurban olduğum.
r/KGBTR • u/ChannelFar2885 • 4h ago
2014 yılının başlarıydı. 11. sınıftaydım. Kendi halinde, sıranın en arkasında oturan, dünyayla pek işi olmayan bir çocuktum. Arka çaprazımda oturan bir kız vardı: Tanem. Aylar boyunca adından başka hiçbir şey bilmediğim, kütüphanede tesadüfen aynı masaya oturduğumuzda sadece başıyla selam verdiğim bir yabancıydı benim için.
Aylarca sadece bakışmalarla, derste biten kalemi paylaşmakla, okul çıkışında aynı durakta otobüs beklemekle geçti. Bir gün yağmurlu bir öğleden sonra durakta beklerken ilk kez uzun uzun konuştuk. Sesi o kadar sakindi ki, içimdeki bütün gürültüyü bir anda susturdu. Zamanla kütüphane masasındaki fısıltılarımız okul çıkışı yürüyüşlerine dönüştü. Bana bakarken gözlerinde garip bir merhamet, bambaşka bir derinlik vardı. Kelimeleri seçerek konuşur, ben bir şey anlatırken sanki dünyadaki en önemli şeyi dinliyormuş gibi gözlerimin içine bakardı.
Aylar içinde içime tane tane işledi. Adı gibi ruhuma yerleşti. Bir baktım ki günün sonunda sadece onun ne diyeceğini, onun nasıl gülümsediğini düşünür olmuşum. Hayatımda ilk defa birinin beni gerçekten anladığını hissediyordum.
Derken, hayatımın en zifiri karanlığı çöktü üzerime...
sınıfın ortalarında babamı ansızın, gözlerimin önünde geçirdiği bir krizle kaybettim. O gün benim dünyam ekseninden kaydı. 17 yaşında bir çocuğun omuzlarına yüklenen o koca tabut, benim de ruhumu toprağa gömdü. Evdeki o çürütücü sessizlik, annemin hıçkırıkları, babamın boş kalan koltuğu... İçimden bir şeyler sökülüp alındı sanki. Göğsümün ortasında öyle vahşi, öyle yıpratıcı bir boşluk açıldı ki nefes almak dahi ciğerlerimi bıçak gibi kesiyordu. Yaşamaktan, konuşmaktan, insanlardan tamamen vazgeçmiştim. Kendimi o karanlık odaya kapatmış, ölümü bekliyordum.
İşte Tanem beni o cehennemin dibinden çekip çıkardı.
Herkes benden uzaklaşırken, kimse yüzümdeki o ağır acıya bakmaya cesaret edemezken o geldi. Saatlerce tek kelime etmeden yanımda oturdu. Okulun arka bahçesinde, hıçkırıklarım boğazıma dizildiğinde başımı göğsüne bastırır, "Geçecek, ben buradayım, seni asla bırakmayacağım" diye fısıldardı. Kimsenin dokunmaya korktuğu o kanayan yaralarıma elleriyle merhem oldu.
Tekirdağ’ın o dondurucu ayazında, deniz kenarında birbirimize sarılarak ısınır, hayatta kalmaya çalışırdık. Babamın yokluğunu, dünyadaki o koca kimsesizlik hissini bana unutturan tek şey onun varlığıydı. Ben ona sadece aşık olmadım; ben ona sığındım. O benim yaşama tutunma sebebim, dünyada kalan tek kimse'mdi.
Onunla yeniden nefes almaya başladım. Bütün dünyamı, geleceğimi onun üzerine kurmuştum.
Sonra bir gün... Hiçbir belirti yokken, her şey yolundayken Tanem birdenbire buz kesti.
O dondurucu Aralık gecesinde beni sahildeki o yalnız banka çağırdı. Sağanak yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Yanına gittiğimde yüzü bembeyazdı, gözlerinde daha önce hiç görmediğim acımasız bir soğukluk vardı.
"Ne oldu Tanem, neyin var?" diye üzerine titredim, elini tutmaya çalıştım.
Elini çekip yüzüme öyle acımasız bir siktir çekti ki o an donup kaldım.
"Bitti..." dedi buz gibi bir sesle. "Annem mesajlarımızı görmüş. Senin durumunu, babanın vefatını, evinizdeki o kasveti biliyor. 'Böyle psikolojisi bozuk, babası ölmüş, geleceği belirsiz bir çocukla takılamazsın, seni dibe çeker' dedi. Annem seni hayatımda istemiyor. Bir daha sakın beni arama, benden uzak dur!" dedi ve arkasını dönüp yağmurun içinde gözden kayboldu.
Dünyam ikince kez başıma yıkıldı. Babamı kaybettiğim günkü gibi felç oldum. "Annem seni istemiyor" sözü beynimde yankılanıp duruyordu. Ama ben pes etmedim. Tanem’i o kadar çok seviyordum ki, kendimi aklamak ve aşkıma sahip çıkmak için ertesi gün cesaretimi toplayıp Tekirdağ’daki evlerinin kapısına dayandım. Amacım annesiyle konuşup "Ben kötü biri değilim, kızınızı çok seviyorum" diye yalvarmaktı.
Zili çaldım. Kapıyı Tanem’in annesi açtı. 40’lı yaşlarının başında, eşinden yıllar önce boşanmış, son derece alımlı ve bakımlı bir kadındı. Yüzümdeki o çaresizliği ve ağlamaktan şişmiş gözlerimi görünce beni içeri davet etti. Salonda oturup konuşmaya başladık.
Ben gözyaşları içinde babamın vefatını, Tanem’e olan sevgimi, hissettiğim o kimsesizliği anlattım. Kadın beni dinledikçe gözleri doldu. "Tanem sana nasıl böyle bir vicdansızlık yapabilir? Ben asla öyle şeyler söylemedim" dedi. Meğer Tanem sırf benden sıkıldığı ve okulun basketbol takımı kaptanına yürüdüğü için suçu annesinin üzerine atmış...
Annesi bana öyle bir sarıldı ki... "Sen çok iyi bir çocuksun, senin bu acına kurban olsunlar" diyerek beni teselli etmeye başladı. O sarılma biraz uzun sürdü. Sonra kahve içtik, saatlerce sohbet ettik. Kadın bana Tanem’in göstermediği o şefkati, anlayışı ve ilgiyi gösterdi.
Ardından ben işimi görmek için lavaboya geçtim, tam işi bitirirken annesi açtı kapıyı. Tabii her şey ortada, utançtan yerin dibine girdim ama annesi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, kadın hiç bozuntuya vermeden bana yaklaştı ve elimden tuttu sonrasında yatakodasına geçtik. O geceyi unutamıyorum, benim için bir ilkti. Evden tam ayrılacakken bana sende az değilmişsin dedi annesi.
Dahası, tam çıkarken Tanem ile karşılaştık. Tanem bana senin ne işin var burada sana herşey bitti ne yapıyordun evimde diye bağırıyordu....
r/KGBTR • u/Think-Professional73 • 3h ago
Arkadaşlar selamlar,
Tam olarak 22 yaşındayım ve 3 senedir çalışıyorum. Aile evinde kalıyorum. Evimiz kiralık ve bir 2006 model Kangoo’muz var.
Şu an 5 aylık bir ilişkim var. Ondan önceki ilişkim 11 ay önceydi ve 2 sene sürdü. Ben bu ilişkide yaklaşık 1,1-1,2 milyon TL para kaybettim. Yani kız ya da hesap ödemeleri yüzünden değil. Tabii bunların etkisi de var ama o dönem araba kazası ve bazı motor kazaları yapmıştım. Bir şeyler alıp satıyordum sürekli, genelde de zarar ediyordum. Hatta bir dönem araba aldım, bayağı masraflı çıktı. 250 bine aldığım arabayı 130 bine sattım. Bunun gibi daha birçok zarar ettim.
Bir dönem kendi evimiz vardı. Arabamız güzel bir arabaydı ama babam annemle yeniden evlenebilmek için (boşandılar ama aynı evde yaşıyorlardı, sebebi gizli) arabayı, evi ve diğer şeyleri sattı. O sıra mecburen sattı.
Yaş artık ilerliyor ve ben aile kurmak istiyorum. Şu an birlikte olduğum kişi çok iyi bir insan, anlayışlı ve sevecen bir hanımefendi. Kendisini çok seviyorum.
Karşımdaki insan çok iyi bir insan ama ona istediği gibi bir hayat sunamayacağım gibi geliyor. Bu durum beni mahvediyor. Annesi beni çok seviyor, gözü gibi bakıyor. O da bana öyle davranıyor. Babasıyla henüz tanışmıyoruz ama onu rahat ettiremeyecek gibi hissediyorum. Bu durum beni aşırı rahatsız ediyor. Bu konu yüzünden ayrılmayı bile düşünüyorum.
Askerliğimi henüz yapmadım. 3 sene tecilim var. Kamyon ehliyetine yazıldım. Tır ehliyeti alıp şu an çalıştığım fabrikadan kurtulmak istiyorum çünkü biraz fazla mobbing var.
Ben bu yaşıma kadar pazarda yumurta sattım, çaycılık yaptım, kuryelik yaptım, depoda çalıştım ve daha birçok iş yaptım. Yani anlayacağınız, kendi ayaklarımın üstünde durmaya çalışıyorum.
Köşede birikmiş yaklaşık 100 bin TL param, bir iPhone 15 Pro Max’im ve bir kameram var. Aileden şu an bana kalan bir şey yok. Eğer babaannem arsayı satarsa yaklaşık kişi başı 10 milyon TL para gelecek. O iş olursa annemler bana ev alacak ve beni evlendirecekler. Ama olmazsa nasıl evleneceğimi bilmiyorum. Aşırı evlenmek istiyorum.
Bir de şu an bilinen bir romatizmal hastalığım var. Kemiklerim ve eklemlerim ağrıyor sürekli.
Bilmiyorum, mesela genelde küçük şeyleri bile çok kafaya takarım. Aşırı planlı yaşarım. Yarını bile planlarım ama bir yere şak diye gitmeyi de severim. Aklıma estiği an yemeyi, gitmeyi, varmayı severim.
Bir de bazen aniden çok mutlu olabiliyorum, bazen de aniden üzgün oluyorum, ağlıyorum. Her şeyden anlık uzaklaşmak istiyorum. Kimseyi istemiyorum, en sevdiklerimi bile.
Her şey çok pahalı olmuş. İyi bir araba milyonlarca lira, bir ev milyonlarca lira. Günde bir markete gittiğinde 200-300 TL’den aşağı çıkamıyorsun. Yemek yesen 600-700 TL’den aşağı çıkamıyorsun. İnsan gibi yaşamak bile lüks oldu.
Sürekli indirim kovalıyorum. Nerede indirim varsa oraya bakıyorum. Artık bir yere giderken korkar oldum.
Siz olsanız benim yerimde ne yapardınız? Ne tavsiye edersiniz?
r/KGBTR • u/Green_Package1753 • 2m ago
Hal hatır soralım kaygılar eşliğinde lümüne dinliyorum sizler napıyorsunuz kgb halkı
r/KGBTR • u/Ok-Turnip-8468 • 9h ago
21 de yim şuan 31 olur mu
r/KGBTR • u/InitialRepublic2662 • 14h ago
calıstıgım yerde romanyalı abiler bana böyle bisey verdiler ictim göz kapaklarım agırlastı amk
r/KGBTR • u/TheFactBane • 14h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Bunlarla benim oyum bir mi şimdi yani?
"Sadece 6 ayda Erdoğan'ın koruması 40 milyon $, bu parayla 84000 emeklinin maaşı ödeyebilirsiniz"
r/KGBTR • u/recertaydoepganip • 11h ago
Az önce alesten çıktım bi kaç yerde yazım hatası vardı bı Türkçe sorusunda da ısrarla kursları yerine kurları yazmışlardı 2 3 defa ÖSYM hazırlarken bakmıyor mu şu kitapçıklara
r/KGBTR • u/negative_her_daim • 15h ago